Salı, Ocak 10, 2012

Cesaret


Bazen bu sehirde doganlarin bile bilmedigi yerleri sirf cesaretimle kesfediyorum.

Eger ki bir seyi sirf cesaretimle basarmamissam, bu hicbir zaman gercek bir basari hissi vermiyor icime.

Su an burada, yanindan gecenlerin gormezden geldigi kohne merdivenleri tirmaninca buluverdigim eskimis bir banktayim.

Hayatimi, birilerinin kullanip, artik ondan vazgectigi seyleri toplayip, onlari teselli ederek cogaltiyorum. Bu bazen bir ayagi kirik bir sandalye, bazen de sirtimi yaslayamayacagim kadar eski bir bank oluyor.

Birilerinin ittigi, sevmedigi seylere kucak acmayi nerede nasil ogrendim hatirlamiyorum.

Tek hatirladigim, fermuar dikisleri sokulmus kalem kutumu kalem uclariyla dikebilmeyi hayal ederdim. Yeteri kadar esnek bir kalem ucu buldugumda, bunu basarabilecektim. Bu imkansiz degildi, sadece uretilen kalem uclari yeteri kadar esnek degildi. Butun bir cocuklugum bu ve benzeri imkansizlara butun kalbimle inanarak gecti.

Inanarak geciyor.

4 yorum:

Mahmut Takoz dedi ki...

Okuyunca şu aklıma geldi: http://goo.gl/IhSRV

Bu kadar da sığımdır.

Tuba dedi ki...

Siglik degil de cagrisim diyelim :)

EDEBİYAT dedi ki...

Çok güzel oldu.

Tuba dedi ki...

:) ne mutlu